İlk seferinizde en çok bu şaşırtır: güvertede konuşulan dil, karada öğrendiğiniz dil değildir. Kaptan kısa bir şey söyler, mürettebat tek vücut gibi kımıldar, halatlar bir yerlere gider, ve tekne usulca yanaşır. Siz sadece bakarsınız. Sanki herkes sizin duymadığınız bir müziği duyuyordur.
Oysa sır basittir. Denizin, yüzyıllar içinde damıtılmış kendi kelime dağarcığı vardır; ve bu kelimeler öyle seçilmiştir ki, en karışık anda bile yanlış anlaşılmaya yer bırakmazlar.
Neden Sağ-Sol Yok?
Denizci "sol" demez, "iskele" der; "sağ" demez, "sancak" der. Nedeni pratiktir: sağ ve sol, yüzünüzü nereye döndüğünüze göre değişir. Kıça bakan biri için sol, başa bakan biri için sağ olur — ve denizde bu kadarlık bir karışıklık bile pahalıya patlar. Oysa iskele ile sancak, teknenin burnuna göre sabittir; nereye bakarsanız bakın değişmez. Üstelik "iskele" aynı zamanda rıhtım demektir; çünkü eskiden yük hep o taraftan alınır, tekne limana hep o yandan yanaşırdı. Bir kelime, hem bir yön hem bir liman.
Venedik'ten Kalan Sözler
Bu dilin çoğu Türkçe değil, İtalyancadır. Sebebi tarihte yatar: Akdeniz ticaretinin uzun süre ağa babası Venedik ve Ceneviz'di, ve denizciliğe dair ne öğrenildiyse büyük ölçüde onlardan öğrenildi. Böylece kelimeler de onlarla geldi. Teknenin burnu pruva, Venedikçe prova'dan; kıçı pupa, İtalyanca poppa'dan — hatta günlük dildeki "popo"nun bile buradan geldiği söylenir. Demiri "at" demeyiz, funda ederiz; İtalyanca "dibe indirmek"ten. Zinciri toplarken vira, gevşetirken laçka, yelkeni indirirken mayna deriz. Ve her manevradan önce o güzel uyarı gelir: alesta — yani "hazır ol", İtalyanca all'erta'dan.
Hâlâ Konuşulan Dil
Bu kelimeler süs değildir. Her biri, bir işi tek kelimede, yanlışsız anlatmak için orada durur. Ama tuhaf bir yanları da vardır: zamanla karaya sızarlar. Orhan Veli'den Melih Cevdet'e, şairler bu sözleri şiire taşıdı; çünkü denizin dili, biraz da özlemin dilidir.
Bir misafir, sefer boyunca bir iki kelime kapar. Önce "alesta"yı öğrenir, sonra "iskele"nin rıhtım değil, bir yön olduğunu. İşte o an, denize kabul edildiğiniz andır. Denizci olduğunuzu anlamanın en sessiz işareti, "iskele" dendiğinde artık limanı değil, teknenin sol yanını düşünmeye başlamanızdır. O gün geldiğinde, kimsenin size söylemesi gerekmez; siz bilirsiniz.
ATLAS BY OXYGEN →