GÜVERTEDE · AÇIK DENİZ

Yolun ortasında bir misafir sessizleşir. Önce şakalara katılmaz olur, sonra rengi solar, sonra kamaraya inmek ister. İşte tam o anda deneyimli bir kaptan hiçbir şey sormadan onu geri güverteye çağırır. "Aşağıda durma," der, "yukarı gel, ufka bak." Bu cümle, çoğu denizcinin defalarca söylediği ama hiçbir zaman yazıya dökmediği bir bilgidir.

Neden Olur

Deniz tutmasının sebebi karmaşık değil, sadece bir uyumsuzluk. Kulağın iç kısmındaki denge organı tekneyle birlikte sallandığını hisseder, ama gözler — özellikle kapalı bir kamarada, bir kitaba ya da telefona bakarken — hareketsiz bir dünya görür. Beyin bu iki farklı habere ne yapacağını şaşırır ve bunu bir zehirlenme belirtisi sanır; mide de ona göre tepki verir. Çözüm çoğu zaman basit: gözlere de o hareketi göstermek.

Eski Denizcinin Bildikleri

Bu yüzden kaptanlar hep aynı şeyleri önerir. Güvertenin ortasına, tekne kaç yönüne dönerse dönsün en az sallandığı yere geçin. Ufka, sabit bir noktaya — bir adaya, bir dağa — bakın; gözünüz de kulağınızla aynı hareketi görsün. Kitap, telefon, hatta harita kapatılır; bakmak değil, izlemek gerekir. Taze hava iyi gelir, kalabalık bir kamara asla. Bazı kaptanlar misafiri direksiyona ya da yelken ipine geçirir — elde bir işi olan insan, midesini daha az düşünür. Zencefilli çay ya da bisküvi, eskiden beri güvertede bulundurulan bir çare; hafif ama işe yarar.

Bazı misafirler daha ileri gitmek ister; eczaneden alınan bantlar ya da haplar da bir seçenek, ama bunları yola çıkmadan önce, bir eczacıya danışarak seçmek en doğrusu. Denizde deneme yanılma zamanı değildir bu.

Genellikle iki ya da üç saat sonra beden alışır, renk geri gelir, misafir kendini unutur. O zaman fark edersiniz: az önce yeşile dönen kişi, şimdi pruvada rüzgârı yüzünde hissediyor, gülüyor. Deniz, sabrı olana her zaman bir yol bırakır.

Kısa günlük turlarda deniz tutması riski çok daha düşük, tempo daha rahat. İlk deneyiminiz için sakin bir başlangıç ister misiniz?
GÜNLÜK TURLAR →