Gece yarısını geçince teknenin sesleri sadeleşir. Aşağıda uyuyanların nefesi, halatın usulca gıcırdaması, arada zincirin dipte yer değiştirişi. Vardiyadaki kişi karanlıkta bir fincan çayla oturur; buhar yüzüne değer, elleri sıcak tutar. Gözü ufukta bir ışıkta, kulağı rüzgârın yön değiştirmesinde. Hiçbir şey olmaz çoğu gece. Ama olması gereken de budur.
Çünkü gece vardiyasının işi bir şeyin olmasını değil, olmamasını sağlamaktır.
Demirde Neye Bakılır
Bir koyda demirliyken bile gece bekçisiz geçmez. Vardiyadaki kişinin ilk baktığı şey teknenin yerinde durup durmadığıdır: rüzgâr döndüğünde demir tarayabilir, tekne yavaşça kıyıya ya da yandaki tekneye doğru kayabilir. Bunu anlamak için kaptanlar eski bir yönteme güvenir — karadaki iki sabit noktayı, bir ışığı, bir kaya çıkıntısını göz hizasında tutmak; aralarındaki açı değişiyorsa tekne yürüyor demektir. Bugün bunu ekranlar da yapıyor, ama tecrübeli denizci ekrana tümüyle güvenmez, arada başını kaldırıp kendi gözüyle bakar. Rüzgârın artışı, komşu teknelerin salınımı, gökteki bulut yönü — hepsi aynı anda okunur. Bazıları der ki iyi bir demir tutuşunu sabaha kadar sınamadan anlayamazsınız. Gece vardiyası, işte o sınavın nöbetçisidir.
Seyirde Vardiya
Gece yol alınıyorsa iş büsbütün ciddileşir. O zaman vardiya nöbetlere bölünür — genellikle birkaç saatte bir değişir, çünkü uykusuz bir göz gecenin üçüncü saatinde hata yapmaya başlar. Nöbetçi ufku tarar, diğer teknelerin seyir fenerlerini okur: kırmızı iskele, yeşil sancak, aradaki açıdan geminin nereye gittiğini çıkarır. Balıkçı teknelerinin ışıkları aldatıcı olabilir, ağ şamandıraları radarda geç görünür; bu yüzden gece seyri gündüzden daha çok dikkat, daha az konuşma ister. Vardiya değişiminde iki denizci birkaç dakika yan yana durur: rüzgâr ne yapıyor, hangi tekne nerede, rota ne. Sonra biri iner, öbürü kalır. Devir teslim, denizde küçük ama kutsal bir törendir.
Misafir bütün bunları çoğu zaman bilmez. Sabah uyanır, deniz sakindir, kahvaltı hazırdır, tekne sabahki koydadır — sanki gece kendiliğinden geçmiş gibi. Oysa geçmedi; biri onu geçirdi. Uykunun bu kadar rahat olması, birinin uyumamış olmasındandır. Denizde güvenlik gürültülü bir şey değildir; en iyi işlediğinde hiç fark edilmez. Belki de bir teknede en çok güvenilecek şey, sabah size "iyi geceler" diyen değil, gece boyunca sizin yerinize uyanık kalandır.
Şafak sökerken vardiya sona erer. Gökyüzü kıyı çizgisinde önce grileşir, sonra açılır; ilk martı sesiyle birlikte nöbetçi çayının son yudumunu içer. Aşağıda kimse kıpırdamamıştır. Ve tam da bu yüzden, gece iyi geçmiştir.
ÖZEL CHARTER →