EGE · DEMİRDE BİR ÖĞLE

Öğle sıcağında güverteyi bir kova suyla yıkarsınız; tuz kaybolur, tahta bir an koyulaşır, sonra güneşin altında yeniden açılır. Duştan çıkarken cildinizde o hafif kuruluk değil, tatlı suyun bıraktığı yumuşaklık kalır. Kimse bunu düşünmez. Musluk açılır, su gelir; sıcaktır, berraktır, tuzsuzdur. Oysa etrafınızdaki bütün o mavi, içilmez. Teknede tatlı su, gökten ya da karadan değil, çoğu zaman ayağınızın altındaki makineden gelir.

Bu makinenin adı su yapıcı. Ve çalışma mantığı göründüğünden basittir.

Deniz Suyu Nasıl İçilir Hale Gelir

Su yapıcı — teknecinin diliyle "watermaker" — deniz suyunu çok ince bir zardan yüksek basınçla geçirir. Zarın gözenekleri o kadar küçüktür ki su molekülü geçer, tuz geçemez; bir tarafta tatlı su birikir, öbür tarafta tuzu koyulaşmış deniz suyu geri denize döner. Buna ters ozmoz denir. Bilim yeni değil, ama tekneye sığacak kadar küçülmesi görece yeni. Bir su yapıcı, boyutuna göre saatte birkaç yüz litreye kadar tatlı su üretebilir; bu da orta boy bir guletin günlük ihtiyacını, karaya hiç bağlanmadan karşılamaya yeter. Genellikle motor ya da jeneratör çalışırken devreye alınır, çünkü o basıncı yaratmak enerji ister. Kaptan çoğu zaman öğleden sonra, tank yarılanınca çalıştırır; akşama tank yeniden dolu olur.

Suyu İdare Etmek

Makine ne kadar iyi olsa da su, denizde her zaman idare edilen bir şeydir. Tecrübeli mürettebat bunu ders vermeden yapar: bulaşığı akan suyun altında değil, önce bir kapta durular; güverte yıkaması için tuzlu deniz suyu kullanılır, tatlısı içmeye ve yıkanmaya saklanır. Zarın kendisi de bakım ister — uzun süre kullanılmazsa korunması, tuzdan ve tortudan düzenli temizlenmesi gerekir; bakımsız bir zar hem su kalitesini düşürür hem de değişince cebi yakar. Bu yüzden iyi işletilen bir teknede su yapıcı yaz başında elden geçirilir, sezon boyunca ölçülür, kışa doğru korumaya alınır. Misafir bunların hiçbirini görmez. Sadece musluğu açar, su gelir.

Bir yatın makine dairesinde su yapıcı ünitesi, yüksek basınç pompası ve membran tüpleri
SU YAPICI · MAKİNE DAİRESİ

Bunun bir de özgürlük tarafı var. Su yapıcısı olan bir tekne, tank doldurmak için her birkaç günde bir limana, iskeleye dönmek zorunda değildir; uzak koylarda, kalabalıktan uzakta daha uzun kalabilir. Yani makine yalnızca konfor değil, rota da demektir. En sessiz koyda üç gün kalabiliyorsanız, bunu biraz da ayağınızın altında usulca çalışan o pompaya borçlusunuzdur. Denizde bağımsızlık çoğu zaman böyle küçük, görünmeyen sistemlerle ölçülür.

Akşam duşundan sonra güverteye çıkın. Saçınız hâlâ ıslak, hava serinlemiş, tank yeniden dolu. Etrafınızda kilometrelerce içilmez su var; ama sizinki, tam da gerektiği kadar, tatlı.

Su yapıcının bakımı, ölçümü ve kışa hazırlığı — konforun görünmeyen tarafı iyi bir yönetim ister. Teknenizin sistemlerini sezon boyu bizim üstlenmemizi ister misiniz?
YAT YÖNETİMİ →